Mary Rose'un ayrıcalıklarla dolu dünyasına hoşgeldiniz..

Düşündüklerim dünya kadarken yazabildiklerim çük kadar..

26 Ağustos 2010 Perşembe

KİM miyim BEN..!!!






Konuşmayı sevmem.. Satacak kadar da aklım yok.. Benim için neyin önemli olduğuna ise henüz karar veremedim. Her ettiğim sözü, laf koyma çevirisi olarak algılayanlara güldüğüm gibi, felsefe (hakaret) etmeye çalışanlarada kahkaha atıyorum.. Sanaldan nefret eden ben.. Aşırı sanal olabiliyorum.. Çok saçmalayabiliyorum.. (sıkıldığımda devreye geçer) Zamanı durdurmak gibi bir gayem var (beceremediğim).. Delikanlıya sempatim, yılışıga fobim var.. Kenan imirzalıoğlu gibi birini aradığım doğru.. Bulamadığım kesindir.. Aşk , meşk muhabbetlerine karsı özürüm var.. Kenan'lar gelmesin boşuna, babamın gösterdiğiyle evlenecem (o muhakkak zengin ve efendi bulur) Seyahat etmeye bayılırım..Yemek yerken kendimi mutlu hissediyorum.. (son zamanlar iştahım yok) İnsanına göre muameleme fiilinde başarılıyımdır.. İstedikten sonra kaynanamla bile anlaşırım.. İnsan ilişkilerinde garip enzomlar gösterebilirim ama araya koyulacak bir duvarım, mutlaka vardır.. Kalbimin agladığını belli etmem, çok kişilikliyimdirFarklı kişiliklere bürünebilirim..(nihayetinde ama şerefsiz değilim)..Beni görmeyene aslımı göstermem.. Salon kadınlarını severim.. ama kırılmadıkları sürece.. Nedensiz tebessümlerim hep vardır, suratı turşu olanı kesinlikle karttır.. Biraz psiko tavırlı olmama ragmen Elizabeth in yolunda ilerleme çabasındayım.. Kraliçe nasıl yetiştirilir kitapları okuduğum dogru.. Hanımefendi olmayı severim.. Yeni nesil gençliğe uyum saglasamda, kesinlikle onlardan değilim.. Özgürlüğü farklı boyutlara tasımıyorum.. Kıskanç değilim ama sevdim kıskanıyorum.. Çok üsengecim.. Soru sorulmasını sevmediğimden dolayı cvp vermeyebilirim.. Kardan adam olur da, benden adam olmaz..İsyankar takılıyormuş lafları kesinlikle dedikodu.. İsyanla sadece arkadasız..Sıradan olan hiçbirşeyi sevmem.. ''NAsılsın ve günün nasıl geçti'' cümlelerinden nefret ediyorum..Osmanlı Padişahlarını seviyorum.. Türkçeyi yuvarlayanlara gıcık oluyorum.... fe-la-tün, me-fa-i-lün, fil-tap,


Saygılarımla..

Turc filmi saçmalatması




Genç nesili mahveden bir takım olguların başını ARABESK Türk Filmleri çekiyor. 1985-2000 yılları arasındaki geçen zamanı örnek olarak gösterebiliriz. Bu tarz filmleri izlemeye mecbur kalanlarada hak veriyorum çünkü günümüzdeki gibi farklı dillerin ürünü olan filmlerin türkçe dublajını bulmak o zamanlar zordu, olanı da alt yazıydı..Roman, gazete, hatta falım sakızdan çıkan falları dahi okumaya üşenen bir millet olarak altyazıda okumak pek işimize gelmiyordu..

Bende dahil o eski arabesk filmlerden o kadar etkilendik ki.. Özellikle gazoza uyku hapı atmalar, tecavüz sahnelerinin bol olduğu senaryolar, tüm aile fertlerini tanımadığı silahlı adamlar yüzünden pisi pisine kaybedip, sonra bu tanımadığı silahlı adamları tornavidayla deşmeye yeltenip hapis yatanlar, hapistede saz eşliğinde türkü çığıranlar.. opss.. Bu filmler ve bu tarz sanatçılar ömrümüzü tüketti.. 18 li yaşlarda hayatın baharında derbeder olduk.. Müslüm gürses ve diğer baba lakaplı sanatçıların eserlerini ezbere bildiğimin farkına vardım, ve bu farkın sadece bende olmadığını anladım.. Bunun sebebininde topluca bu adamları dinlemekten olduğunu kabul ettim.. Bakkala git Orhan, minibüse bin Ferdi.. Çok şükür kalıntıları kalsada bu dönemi kapatmış olduk..

Velhasıl bu filmler yüzünden, ailemle yolda yürümek kabusum olmuştu.. Her an aile fertlerinden birini tanımadığım silahlı adamlar tarafından kaybedeceğimi sanıyordum.. Gece yatakta, kendimi hapislerde türkü çığırırken hayal edip öylece uyuyakalıyordum..

Bende mizah-i bir anı olarak kalan bir hikayeyede sebep oldu bu filmler.. 7-8 yaşlarımdayken kapı komsum olan çok yakın arkadaşımla aramızda geçen konuşmayı eksiksiz aktarıyorum..

Ben: - Burcuuuu biliyo musuun biz dünyaya nasıl geymişiz.. (ön iki dişten problem varya peltek konuşuyorum haliyle)

Burcu:- Nasııı?

Ben:- Babamız annemije tecaavüz etmişş..

Burcu:- !!! (şoka girdi sonra sinirlenerek ve kızarak)

- Saçmalama Meytap. (Mehtap demek istedi, küçükken Meytap derdi) Senin annenle baban öyle bişi yapmış olabilir ama benim annemle babam ASLA ama ASLA!!

Ben:- !!!

İkna edemedim haliyle kızı. Çünkü Nuri alço abimiz sağolsun öyle kötü yansıtmışki bize, Emrahın durumuna düşmek hayatımızda başımıza gelen en kötü şeydi.. Birde bunu yapan babamız olunca çok daha kötü, güveni sarsılıyor insanın.. Düşünsene o zamanları arkadaşınıza izlediğiniz bir filmden bahsederken;

-Yaa geçen sinamada bir film izledim yeni gelmiş..
-eee sonu nasıl mutlu sonla mı bitiyor..
-Yoook be, nerdeee Patron sekretere tacavüz ediyooo..
-Aaay iğrenç, yazık kıza hayatını karartmış hayvan herif..

Şimdi yine seçenekler oldukça arttı hamd olsun.. Hernekadar rutin senaryolar olsada böyle büyük bir faciayı atlatmamız çok büyük bir şansdır.. Rutin demişken A.B.D. den ve japonyadan örnekler verilebilir..
A.B.D. nin meshur ve gerzekçe olan korku filmleri artık korkudan çok insanları güldürüyor.. Filmlerin çogu senaryosu ise aynı 5-6 genç (bunlar çogunluk ögrenci oluyor) sırf zevkleri için bir adaya, eski bir otele veya eve gidip eğleniyorlar, hava kararınca ise başlarına gelmeyen kalmıyor, içlerinden en fazla 1 yada 2 akıllı mefta olmaktan kurtuluyor.. Birde işte Japonların Halka, Karanlık sular vs. tarzı klişe filmleri kuyudan ve tv.den kız çıkma fiili. iki farklı filmdede kuyudan su yerine kız çıkıyor.. Artık erkeklere kız bakmaya giderken ev yerine kuyulara gidicez..

-Benim gelin çok iyi hanıımmm..
-Yok benimki suratsızın teki..
-Niye ayol, seninki yusufların kuyudan çıkmamış mıydı, oranın kızları iyi olur derler ama..
-Ne bilim kara kaşlı, kara gözlü, uzun siyah saçları vardı görme bembeyaz pamuk gibi de teni, eve getirdik suratsız, muşmula çıktı..

Ee- tabi geyet iyi senaryolu, çekim ve görüntü kalitesi yüksek filmlerde yok değil..Bizlere güzel anlar yaşatan ve ögreten görsel şölen veren filmleride geçmemek lazım örnek verebilirdim ama branşlar farklı olabilir =) Benimki sadece eleştiri.. Yorum siz okurlara kalmış..

THE END..

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Aşık olmak erkeklere yakışır!!!Kadın zaten AŞK'tır..

Aşığım sana' cümlesinin sonundaki 'a' harfi sessizce terk etti seni..
Bunun farkına var sevgili;

Sen hala 'Aşığım San' beni !!


Çek bakışlarını gözlerimden "Aşk" bu şeytan doldurur!